Sunumlarım

BT Haber - Haziran 2011

micTürkiye’de üretim sektörünün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de de tüm Dünya’da olduğu gibi üretimin gelişiminde öncü olan sektörler mevcut. Otomotiv, tekstil, makine imalat sektörü bunlardan bazıları. Kriz öncesi Gemi İnşaat sektöründe ciddi bir ivme sağladık. Son dönemlerde İnşaat yükselen trend.

Bugün Dünya’nın birçok ülkesine otomobil ihraç ediyoruz, özellikle Rusya’da Türki Cumhuriyetler’de ve Arap Ülkelerinde birçok şantiyemiz bulunuyor. Dünya’nın herhangi bir yerinde kullandığınız bir havlunun Türkiye’de üretilmiş olma ihtimali çok yüksek. Tekstil ve metal işçiliğine dayalı sektörlerde iyi olduğumuzu söyleyebiliriz. Ancak yüksek teknolojiye dayalı ürünlerde daha çok çalışmamız gerekli. Yetişen genç nüfusu da düşünürsek yatırımların artarak devam etmesi gerekli. Ar-Ge faaliyetlerine yapılan yatırımlar da üretimin gelişimde önemli bir rol oynuyor.

Bu gelişim sürecinden bilişim teknolojilerinin kullanımı şirketlere ne tür faydalar sağlıyor?

BT teknolojileri şirketlere çok farklı avantajlar sunuyor. Bunlardan öne çıkan ve genel olarak hemen her şirkete hitap eden bazı faydaları sıralayabiliriz.

İlk olarak şirketler kaynaklarını daha verimli kullanmaya başlıyor. İş gücü, makine ekipmanlar ve finansal kaynaklar çok daha etkin ve verimli kullanılıyor. Şirket bünyesinde tam bir izlenebilirlik sağlanıyor. Hemen her bilgiye kısa sürede ve doğru olarak ulaşmak mümkün oluyor. Operasyonel kararlardan, stratejik kararlara kadar her noktada analizleri ve raporlamaları hızlıca oluşturulabiliyor.

Müşteri beklentilerine daha hızlı cevap verebilen, tüm süreçlerini merkezi olarak izleyebilen ve kolay tepki verebilen firmalar oluşuyor.

Üretim süreçlerine BT’nin katkılarını küresel ölçekte rekabet açısından baktığınız zaman ne tür katkıları olacaktır?

İşletmeler açısından BT yatırımları kritik bir konu. Doğru BT fırsatlarını erken fark ederek yatırım yapan firmalar avantaj sağlıyor ve çok kısa bir süre sonra bu fırsat bir zorunluluğa dönüşüyor.

Tabii artık rekabet küresel boyutta. Yani Dünya’nın herhangi bir yerine ürün veya hizmet satmak için kendinizi farklı ülkelerden firmalar ile rekabet halinde bulabiliyorsunuz. Varolabilmek için bir yada daha fazla avantaja sahip olmanız gerekli. Daha kaliteli belki daha ucuz yada daha esnek olmanız gerekli.Daha çok çeşidi daha kısa sürede sunmanız gerekebilir. Ürünü pazara ilk sunan firma olmanız avantaj sağlayabilir.

Avantajlı konuma geçmenizde BT’nin rolü önemli. Süreçlerinizde tam bir entegrasyon ve izlenebilirlik sağlayacak bir ERP sistemine sahip olmanız gerekli. Tasarım programlarınız tasarım gücünüze güç katmalı. Otomasyon sistemleri, veri toplama teknolojileri daha hızlı üretmenizi ve kontrol etmenizi sağlayacaktır. İyi bir raporlama sistematiği ve iş zekası uygulamaları ile temiz bir gözlem yeteneği kazanabilirsiniz. Rekabet çok bilinmeyenli bir denklem. Bu denklem içerisinde BT teknolojilerinin birçok noktada farklı şekillerde karşımıza çıktığını söyleyebiliriz.

Türkiye üretim sektörü bilişim teknolojilerinin kendilerine sağlayacağı faydaların farkında mı ve bu konuda gerekli yatırımları yapıyorlar mı?

Kişisel anlamda bilişim teknolojilerini kullanmaya yaktın bir toplumuz. Ancak kurumsal yapıya baktığınızda nispeten biraz daha geriden takip ettiğimizi söyleyebiliriz. Yine de bu konudaki Kurumsal farkındalık gün geçtikçe artıyor. Bunun birkaç ana etmeni var. Firmalar kendi sektörlerinde bilişim teknolojilerine yatırım yapan firmaların rekabet avantajı sağladığını fark ederek bu konuya eğilebiliyor. Diğer taraftan ana sanayiler yan sanayilerini bu konuda zorluyor. Bizlerde yani bu teknolojileri üreten ve sunan firmalarda çeşitli seminerler ve etkinlikler ile bu farkındalığı oluşturmaya çalışıyoruz. Tabi sektörel odalar, sanayi birlikleri ve medya ile bu konuda ciddi iş birlikleri yapıyoruz. Bilişim teknolojileri birçok alanda geri dönüşü yüksek yatırımlardır. Faydayı ortaya koyduğunuzda yatırımlar da beraberinde geliyor.

Özellikle KOBİ düzeyindeki şirketlerin BT yaklaşımlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

KOBİ’ler için BT teknolojilerinin ciddi kırılım noktaları olduğunu söyleyebiliriz. Belirli bir büyüklüğe kadar kısıtlı bir BT yatırımı ile işlerini yürütebiliyorlar. Ancak bir noktadan sonra iş değişiyor.

İş süreçlerinin yönetimi, kurumsal entegrasyon, izlenebilirlik, detaylı analiz ve raporlamalar büyüyen ihtiyaçlar haline geliyor. KOBİ ler eninde sonunda bu ihtiyaçları fark ediyor. Ancak bu gereksinimleri zamanında fark ederek gerekli yatırımları yapanlar avantaj sağlıyor.

Anadolu’da bulunan KOBİ’ler, BT için yeterli ve kaliteli bir hizmet alma konusunda sıkıntılar yaşıyorlar mı? Bu sıkıntıların aşılması için neler yapılabilir?

Zaman zaman bazı sıkıntılar yaşanabiliyor. BT hizmeti sunan firmaların çoğunlukla merkezleri İstanbul’da yada büyük şehirlerde. Anadolu’da sanayisi nispeten gelişmiş olan şehirlerde de KOBİ’lere hizmet sunan yerel firmalar var. İstanbul merkezli firmalar bu bölgelerde ofisler açıyor ve yerinde destek veriliyor. Ancak sanayi yoğunluğunun azaldığı bölgelerde BT firmaların etkinliği de azalıyor. Bu konu uzun süredir gündemde olan bir konu. BT firmaları son dönemlerde kapsama ağını geliştirmede önemli yol aldı. Problem eskisi kadar büyük boyutlarda değil. Cep telefonlarının ilk çıktığı dönemleri hatırlayalım. Bir çok noktada telefonumuz çekmezdi. Şimdi hemen hemen tüm Türkiye kapsama alanına girdi. BT firmaları içinde durum bu. Kapsama alanı yavaş yavaş genişliyor.

Bu noktada KOBİ’ler ortak yatırımlara giderek daha büyük potansiyeller oluşturabilirler. Bu oluşum bağlı bulunan sanayi birlikleri ve odalar aracılığı ile de yapılabilir. Devlet teşvikleri de önemli. Teşvikler ile hem BT firmalarına hem de KOBİ’lere avantajlı opsiyonlar sunulabilir. Halihazırda KOBİ’ler için güzel alternatifler mevcut.

Serdar Aksoy, Haziran 2011